20 Haziran 2009

tara jane o'neil vardı


Üç ayı geçmiş yazmayalı. Buralarda hala birileri var mı? Bu yazıyı yazmadan önce oturup hafızamı tazelemeye çalıştım biraz, konseri ayrıntılarıyla hatırlamaya çalıştım. Bant'ın kulaktan kulağa konser serisi kapsamında, 7 Haziran gecesi Arka Oda'da izledik Tara Jane O'Neil'i.

Bu kadınla tanışıklığım yenidir, In The Sun Lines ve A Ways Away albümlerini dinleyip hoş bulmuşumdur müziğini. Küçük ve samimi bir ortamda kendisini dinlemek de güzel bir fikir gibi göründüğünden leş gibi sıcak bir Haziran akşamı Arka Oda'daki yerimi almışımdır. Büyük beklentilerim olmadığı sanırım anlaşıldı.

Konseri açan OAK benim için gecenin en önemli kazancıydı, onları dinlemekten çok keyif aldım. Maalesef aynı şeyi Tara için söyleyemem. Tavırlarıyla, konuşmasıyla, anlattığı hikayelerle, Cher'i nasıl sikebileceğini merak etmesiyle benim için o kadar iticiydi ki, hayatımda ilk defa sahnedeki birini izlerken içimdeki hoşnutsuzluk bu kadar güçlüydü. Bir samimiyetsizlik dalgası aktı sanki mikrofondan bana doğru. Seyirciye sarf edilen "I love you"lar ilk defa bu kadar yalan geldi. Gerçi insanlar böyle hissetmiyor gibiydi, konseri daha iyi yapmak için çabalıyorlardı kendilerince. Ama seyirciye dağılan bütün o zillerin bir işe yaraması için ortada bir iletişim olması gerekti ve ben böyle bir şey hissetmedim.

Hangi albüme ağırlık vermiş, ne çalmış, hiçbirini söyleyemem. Önemli de değil, çünkü dinlediğim şarkıların şu anda verdiği hisle ilgisi yoktu oradakilerin. Cehennemi sıcakta, kısık ışıklarla, bir saatten belki biraz fazla sürdü bu hadise ve bittiğinde gerçekten çıkıp gideceğim için mutluydum. Tara Jane O'Neil'ın performansı da orta büyüklükte herhangi bir grubun konserini açan solo sanatçılardan daha iyi değildi. Sorry. Benim kadar sıkılmayanlar vardır umarım.

Son olarak konserle ilgisiz bir şey; aylar sonra buraya yazmak ve birilerinin bunu okuyabileceğini düşünmek birden çok iyi geldi.

3 yorum:

air guitarist dedi ki...

heheh..
"o şarkıları yapan insan bu mu yani, olamaz!" sendromu..
aslında bazı sanatçılarda böyle karakter zafiyetlerinin ortaya çıkması, birtakım nedenlerden ötürü (eşyanın doğası gereği diyeyim) kaçınılmaz olarak olagelen bişey.. bizim ülkeden de HCÖ kod adlı insan vardır mesela, yine buna çok iyi bir örnek olarak.. o yüzden, bu gibi tatsız sürprizlere her zaman için hazırlıklı olmak lazım diyorum ben..

manyetikbant dedi ki...

evet tatsız bir sürpriz oldu, çok da bir şey beklemiyordum dediğim gibi, sadece şaşırdım.

Burak dedi ki...

Çok garipmiş, o zaman iyi ki gitmedik diyebiliyorum şimdi. Geçtiğimiz yıl verdiği konserde arkaoda'da çok eğlenmiştik, gerçi fazla konuşmamış ve tedirgin bakışlarla belki de ülkeye yabancı olmasının heyecanını kapılmıştı. Demek ki fazla yüz göz olmamak lazımmış :)