16 Temmuz 2007

the smashing pumpkins - zeitgeist


2000'de dağılan ve yanılmıyorsam Roma'da verdikleri konserle hayranlarına veda eden Smashing Pumpkins, ana kadrodan James Iha ve D'arcy yerine Jeff Schroeder ve Ginger Reyes'le yoluna devam ediyor. Bir de geri vokal ve keyboard'da Lisa Harriton eklenmiş gruba. "Gönüllerdeki kadronun yarısı olmadan nasıl bir Smashing Pumpkins olur?" sorusunun yanıtı, grubun merakla beklenen altıncı stüdyo albümü "Zeitgeist".
Bu gayet resmi girizgahtan sonra tamamen subjektif yorumlarıma geçiyorum. D'arcy ve onun yerini alan Melissa Auf Der Maur'a hasta olduğumdan olsa gerek, Ginger Reyes denen kadına ısınamadım. Auf Der Maur, albümde yer almasa da turnede gruba yardım için her zaman hazır olduğunu söylemiş. Buna rağmen Ginger'la turneye çıkmak ibişliktir diye düşünüyorum. James Iha'yı da mecburen kalbime gömüyorum.
SP'in Adore'a kadarki (Adore dahil) albümleri kanımca mükemmele yakındır. Hepsinden döneme damgasını vuran şarkılar çıkmıştır. Machina, öncekilere kıyasla başarılı bulunmamıştı. Ben Zeitgeist'ten de büyük şeyler beklemiyordum açıkçası.
7 yıl sonra asıl (ve bence efsanevi) kadrodan verilen iki fireyle karşımıza çıkan şey e tam olarak Smashing Pumpkins diyemiyorum. Albüme gelince, beklediğim gibi ortalama. Gerçi SP'in ortalaması, birçok grup için gayet üst bir seviye ama bahsedilen grup Mellon Collie & The Infinite Sadness, Siamese Dream gibi albümlerin yaratıcısı olunca beklentiler hiçbir zaman az olmuyor.
Albüm değerlendirmelerinde de ortalama bir not almışlar. Ben kendilerine geçmişin hatrına 6,5/10 veriyorum.
İlk single "Tarantula", albümde öne çıkan birkaç şarkıdan biri. Bir diğeri bence iyi bir konser şarkısı olabilecek "United States". "Doomsday Clock", Transformers'ın soundtrack'inde yer almış. Albümün içine girmek için 3-4 kere dinlemem gerekti. Birkaç dinleyişten sonra dikkatimi çeken diğer şarkılarsa "Bring The Light" ve "For God And Country". Şarkılarda çoğunlukla gürültülü gitarlar, davul ve haliyle Billy Corgan'ın eşsiz sesi hakim. Ama örneğin Mellon Collie zamanındaki gibi "cayır cayır" olarak niteleyemem gitarları. SP diğer Amerikan rock gruplarına benzemiş, onlardan eskisi gibi çok farklı bir yerde durmuyor.
Rock'n Coke'ta her şeye rağmen hayallerimi gerçekleştirecek bu insanlar. Billy Corgan sahnede hevessiz de dursa, basçıları çakma Auf Der Maur gibi de olsa 90'ları belirleyen saymakla bitiremeyeceğim parçaları canlı dinleyeceğim. Kişisel ricam "An Ode To No One".
Yazımı bitirirken Billy Corgan'ın hoş bir uyuşturucu-temalı film olan Spun'ın müziklerini yaptığını ve doktor rolünde ansızın karşımıza çıkıp bizi gülümsettiğini hatırlatayım.

Tarantula'nın videosunu da iliştireyim:

2 yorum:

deniz ural dedi ki...

Aa? Süveter'in şekli şemali, renkleri değişmiş. Bloğu RSS okuyucudan takip ettiğim için çok daha önce vuku bulan bu hadiseyi yeni görmüş de olabilirim tabi. :)

Smashing Pumpkins devam etmeseymiş daha mı iyiymiş diye düşünmüyor değilim bu arada.

manyetik bant dedi ki...

sürekli değişiyor ama bu güzel oldu sanki.
evet bende de var öyle bi düşünce, ama en azından canlı izlicez kendilerini, güzel bi sürpriz oldu =)