istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2008

the gutter twins istanbul konseri


3 Mayıs akşamı Yeni Melek'te gerçekleşen The Gutter Twins konseriyle hasret kaldığım müziğe kavuştum. Kapılar açıldığında salonda en fazla 20 kişi vardı. Sahne önünde, Radyo Eksen'in özenle seçtiği 90'lar şarkılarıyla zaman yolculuğu yaparken insanlar da yavaş yavaş gelmeye başladı.
Seyircinin yaş ortalaması 30'a yakındı sanırım, eski grunge havaları herkesi memnun etmiş gibi görünüyordu. Eski Screaming Trees plaklarını yanında getirenler vardı. Grunge'ın yakalayamadıkları altın yıllarını şimdi telafi etmeye çalışanlar vardı (benim gibi). Aslında bu kadar grunge'dan bahsediyoruz ama The Gutter Twins'in bir grunge grubu olduğu söylenemez. Mark Lanegan söz konusu olunca algı şaşıyor tabii.
Arkadaşlar 23:00 gibi sahnede yerlerini aldılar. Mr. Lanegan'dan bir "İyi akşamlar" duyduk. Grubu sahnede Greg Dulli çekip çeviriyor. Herkesle iletişim halinde, seyirciyle de. Front Street'te sahne önüne inmesi keyfimize keyif kattı. Mark Lanegan sanki tek başına gibi. Etrafla ilgilenmiyor. Ara sıra su içiyor. Mikrofonuyla haşır neşir oluyor. Gözleri açık mı değil mi o bile anlaşılmıyor çoğu zaman. Ama adamcağızın yüzüne patır patır flaş patlatırken kendisiyle gözgöze gelmek de insanı ürpertiyor. Layne'in, Cobain'in hatırasını yakalıyorum sanki. Konser boyunca neredeyse sadece Lanegan'ı izlediğim belli oluyor herhalde.
Albüm şarkılarıyla başlayıp coverlara daldılar. Front Street'te "Come on feel me now" dedik Dulli'yle 50 cm mesafeden. İyi bir setlistleri olsa da Circle The Fringes, No Easy Action, Shadow of The Season ve hatta Where Did You Sleep Last Night (belki Long Gone Day? yok artık) içimde ukte oldu. Tüm şarkıları hakkını vererek, cayır cayır ve kütür kütür çaldılar söylediler. Ses sisteminin elverdiği ölçüde dinledik biz de, en önde olmamın etkisi mi bilmiyorum ama sesler birbirine çok karıştı, Lanegan'ın sesi kısık kaldı. Greg Dulli'nin bol sigaralı, neşeli yüksek performansı, Mark Lanegan'ın dövmeli elleri, davulcunun yaşattığı "hah şimdi kıracak bageti" keyfi yanımıza kar kaldı.
Yılın bence şimdiye kadarki en önemli konseri de bir kısmımızın hayatında iz bırakarak geçip gitti.

Setlist
The Stations
God's Children
All Misery/Flowers
Live With Me (Massive Attack)
Seven Stories Underground
Idle Hands
Bête Noire
Down The Line (Jose Gonzales)
I Was In Love With You
St. James' Infirmary Blues
Spanish Doors (albüme girmemiş)
Eat A Peach (yani Each to Each)
Front Street

Bis
Papillon (The Twilight Singers)
Hit The City (Mark Lanegan)
King Only (The Twilight Singers)
Methamphetamine Blues (Mark Lanegan)
Number Nine (The Twilight Singers)


Konser Fotoğrafları

devamı...

27 Nisan 2008

biz bi devotchka izlemiştik


Gün geçmiyor ki canlı canlı yediğimiz gruplara bir yenisi eklenmesin. 17 Nisan akşamı Devotchka'yı izlemek için garajistanbul'da toplandık. Radyo Eksen'in reklamlarından olsa gerek, oldukça kalabalıktı. İsterim ki Eksen'in organizasyonları hep sürsün ama kimi zaman bunaltabiliyor kalabalık.
Konser kaç dakika rötarla başladı inanın hatırlamıyorum. Zira içerisinin sıcağıyla boğuşuyordum. Birçok yerde söylendiği gibi ben de hissettim ses problemlerini, özellikle konserin ilk yarısında. Sonradan alışmışım demek ki. Ortalardaydık mevki olarak.
Genel olarak kötü değildi. Çok iyi de değildi. Pavyon gibi süslü sausaphone'uyla Jeanie Schroder, Yahudi elmas tüccarı kılıklı kemancı Tom Hagerman ve O Brother Where Art Thou'dan fırlamış George Clooney gibi duran solist Nick Urata, göze hitap eden bir ön üçlüydü. Zaman zaman akordeonuyla Hagerman'a katılan perküsyoncu Shawn King'e de selam edelim.
Performansları iyiydi, diyecek pek bir şey yok. Siz ekleyin bir şeyler. Seyirciden şikayetler bitmez. Tek derdim gül gibi tereminin sadece 3 şarkıda voinklediğini duyabilmekti. Kısa keser, elimdeki setliste geçerim. Sanırım buna tamamen sadık kalmadılar, düzeltmeleri yapalım koment vasıtasıyla. Bir de elimdeki, Melkweg konseri setlistinin aynısı. Hmm.
Saygılar.


Head Honcho
Poland (bu nedir?)
Tubastank x 3 (evet?)
Queen Of The Surface Streets
Along The Way
Venus (in Furs?) çalmadılar
How It Ends
We're Leaving
Transliterator
Basso Profundo
Commerce City Sister
The Clockwise Witness
Mexican (?)
Siouxie (?)

Undone
Silly Boy (?)
Ranchero

2 bis oldu, bir de Such A Lovely Thing eklendi.

devamı...