if these trees could talk

Bilgisayar karşısında müzik dinlemeyi pek sevmiyorum. Önümde bilgisayar varken rahat duramıyorum ve sitelerde gezinmeye başlıyorum, sonra bakıyorum ki dinlediğim şey bir kulağımdan girip diğerinden çıkmış. Bu yüzden yeni tanıştığım, tanışmak istediğim grupları ya yattığımda dinliyorum, ya da bir yerlere giderken yolda. Dinlediklerim belli güzergahlar ve yol manzaralarıyla birlikte kaydoluyor hafızama. Yeni bir yazıyı geciktirmiş olmamı da bugünlerde evden çok az çıkmama bağlıyorum.
Müziğin internetten indirilebilir olmasının yan etkisi olarak bolca indirdiğim ama hakkını vererek dinleyemediğim gruplar çoktur. Bunun yanında, bahsettiğim gibi siteler arasında hoplarken fon müziği olmaktan çıkan, ekran karşısındaki işitsel dikkatsizliğime rağmen kendini fark ettiren gruplar da oluyor. If These Trees Could Talk da bunlardan biri.
Akron, Ohio'lu, üç gitar, bir bas ve bir davuldan müteşekkil bir post rock grubu. Kendi adlarını taşıyan 2006 tarihli ilk albümlerinin prodüksiyonu da kendilerine ait. İkinci albümleri Above The Earth, Below The Sky ise bu yılın Mart ayında çıktı. Ne zaman bir grubun müziğini tanımlamak istesem kendimi yetersiz hissederim. Yine de deneyeceğim ve güçlü, içinde kaybolunacak bir müzik yaptıklarını söyleyeceğim. Post rock türü içinde en sevdiğim şey olan delayli, çok katmanlı gitarlar ve şarkının dallanıp budaklanarak açılması hissi burada mevcut. Birbirinden ayırt edilemeyen post rock gruplarından artık heyecan duymasanız bile bu arkadaşlara bir göz atın derim.
Birkaç şarkılarını şuradan dinleyebilir, bir röportajlarını da şurada okuyabilirsiniz.
Above The Earth, Below The Sky'dan sevdiğim bir şarkıyla iyi akşamlar diliyorum.
Rebuilding The Temple Of Artemis